Gülüşün dokunmadı yüzüme.. Soğurken ben, güneş hatıralarından yoksun yanımla Ay! diye bir çığlık mavileştirdi sancımı Kahra batan çözülmelerin bağımlısı oldu gözler İnceldim Koptum Ağladım Yeniden sarıldım Çare/artık/sizdiniz... İlk çoğul şahsın Aklını kaçırdığı son demleri.... Artık ateş...
Eski düşlerin dudaklarında canlanmasını bekliyorum.. Pencerimin dibinde battaniyemin insafına bıraktım hastalığımı.. Hiçbir kahve hatır bırakmıyor bu soğukta.. Biliyorum hâlâ üçümüz bir arada; sen.. ben.. ölüm.......
Uyuyacağım son uykum olsa.. Kan'la karışık rüyalar yağmasa uykuma.. Bir daha açılmasa gözlerim.. Yine rahatsız olmasam dışarıdan.. Öylece, y/astığımda uzansa bedenim.. Yatağımda hiç olmadığım kadar masumca.. N'olur.... N'olur.... kayıp /lifemust/ biruykusancısı-cinnetmahali;yatağım-
Tüm kent karanlık, koca deniz/li kayboldu yağmur kaçaklığında.. Soğuklar sönük vurur şimdi.. Ellerimde ışığını tüketen son damlalar.. Ve birkaç satılmış satır.. Kan.. Damlar şimdi gökten....
Kent aklını kaybetti.. Rol ortalamasının altında kalan hayatlar var.. Eyvah!.. Kent yüksek, ben aklımı ittim, içimi ezdiler.. Rolüm bir şehrin kadınlık hikâyesi..Eteği sıyrılmış bir hayatın çıplak adımlarında...
Bir gün hasta olursam; kimsesiz gökyüzünü arıyacağım ellerinin uzağında.. Dalıp çıkamadığım o uzaklar, şimdiki gibi gözlerimin ucunda olacak.. Öyle anlam dolu bakışlar.. Artık hiç bekleme.....
Başımda ölüm yumağı dönerken Ve aslında elimdeki 'hiçbirşey' bu kadar senken Kabuslardan düşlere çıkartmalarla yaşıyorum Gözlerimi kapatıp 'an'ları düşünüyorum Açsam, koca kent kararacak gibi.. Yüzünün vakti akşamı çalarken Ve denizin maviliği...
Bir kadeh gözyaşı süzüldü bahtımıza Sarhoşluğu vurdu ayın aynı yarama Bir hayallik aşk daha yandı canımdan Dumanı çaldı koca bir iklimi Bozkırda sevdanın çıplaklığı.. Deniz diye yakaran bir kentten sürmelerine...
Sesim, ölümü yarım kalmış bir cesetten hallice İçim kalmış az önce kara bir durakta Kendimden kaçmak umuduyla Kalırsam acıtırım hiç acımadan ben beni.. Duraksamaya yeltenen Bir kadın, aşkı iki söz'le...
Bakışlarımdaki bekleyişi Marmara'ya yaslamışlığım kaldı.. İstanbul susuzluğundayım.. Bir kaya parçası üzerinde Bıraktım seni bekleyen çocuğu Ve yıktım sular içindeki eceliğini, Önünde bir kulenin.... Sen saçlarını sevmemişliğine yakıştıramayıp kundaklayan kız! Çocuk/su gözyaşlarını silemeyen ağlaklığım...
Düşler bitişi köprüsünün son adımındasın Kar'a kaplı bir an doğacak az sonra Beyaz bir tutkunun acımsı tadı kalacak gözlerimde.. Yüz/ün/süz saçların, izleyebildiğim.. Dönüp bakma ardına Islak dizlerimi ümitlendirme Kanattığın anlar kalsın...